Baharın Bütün Güzelliklerini İçinde Barındıran Şirin Şehirlerimiz

Ülkemiz barındırdığı bütün güzellikleriyle bir cennet. Yazı, kışı, kültürü, tarihi derken yedi bölge dört mevsim harika bir coğrafyada bulunmakta. Şimdiye kadar yazın ve kışın gezilebilecek ve yapılabilecek aktivitelerden bahsettim sizlere. Bu defa baharın bütün güzelliklerini içinde barındıran şirin beldelerimizden bahsedeceğim. Şu yaşadığımız bahar mevsiminde en çok gitmek isteyeceğiniz yerleri, gelin birlikte derleyelim.

1- Şirince – İzmir:

Yemyeşil zeytin ağaçlarının ve üzüm bağlarının tam ortasında kalan Şirince, Ülkemizin en popüler köylerinden biridir. Özellikle 21 Aralık 2012 tarihinde Maya takvimine göre, Fransa’da bulunan Bugarach Köyü ve Şirince Köyü dünyada kıyametten etkilenmeyecek iki köy olarak dünyanın gündeminde yer aldı. Artık sadece Ülkemizde değil tüm dünya da bilinen bir köy haline gelmiştir. Yerli ve yabancı birçok ziyaretçinin uğrak yeridir.

İzmir – Şirince

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı bulunan Şirince, Kuruluşu M.Ö. 5. Yüzyıla dayanır. Köyün asıl adı Kırkınca’dır. Kırkınca, o dönemlerde kendini dağlara vuran kırk kişiye atfen verilmiştir. İlerleyen zaman zarfında Kirkice, Kirkince ve Çirkince şeklinde söylenmiştir. 1926’da dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik’in talimatı üzerine köyün adı Şirince olarak değiştirilmiştir. Mimarisini ve doğasını günümüze kadar hiç kaybetmeyen Şirince, özellikle fotoğraf severlerin kesinlikle gidip görmesi gereken bir yerdir.

Şirince, 19. Yüzyılda ihracata yönelik İncir üretiminin oldukça fazla olduğu bir Rum kasabasıydı. 1923’de Türkiye Yunanistan mübadelesi sonucu kasabada yaşayan Rumlar gönderilerek, Yunanistan gelen Türkler yerleştirilmiştir. Turistik öneme paralel olarak hala köyde bağcılık, zeytincilik, şeftali, incir, elma ve ceviz yetiştiriciliği oldukça fazladır.

Şirince Selçuk ilçesinden 8 km mesafede bulunmaktadır. Toplu taşıma araçları ile Selçuk’tan ve kendi aracınız ile Şirince levhalarını takip ederek köye ulaşabilirsiniz. Köyde konaklanabilecek pansiyonlar bulunabilmektedir.

2- Safranbolu – Karabük:

Mimarisi ile ünlü olan Safranbolu, geçmişi çok eski tarihlere kadar dayanmaktadır. Kızılırmak ve Filyos ırmakları arasında kalan Safranbolu, Hititler, Firigler, Lidyalılar, Persler, Pondlar, Romalılar, Selçuklular, Çabanoğulları Beyliği, Candaroğulları ve Osmanlı İmparatorluğu egemenliklerini sürdürmüşlerdir. 1927 yılında Zonguldak iline bağlı iken, Safranbolu’ya bağlı olan Ulus, Eflani ve Karabük bucakları Safranbolu’dan ayrılarak ilçe haline getirilmiştir. 1937 yılında Türkiye’nin ilk ağır sanayisi Karabük’e kurulması ile birlikte, Karabük hızla büyümüş ve 1995 yılında Ülkemizin 78. İli olmuştur. Safranbolu ise Karabük’e bağlı bir ilçe olarak kalmıştır.

Bolu – Safranbolu – emlakofisi.com

Safranbolu, eski ahşap evleri, Arnavut kaldırımı sokakları ile çok şirin bir ilçedir. Eski dönemlerde ve Osmanlı döneminde mimarisine oldukça güzellik katılan Safranbolu, bu güzellikleri yüzyıllardır korumayı başarmıştır. Karadeniz bölgesinin batısında kalması nedeniyle, doğal güzellikleri de içerisinde barındırmaktadır.

Gezebileceğiniz önemli noktaları ise, Safranbolu evlerinin yanında, Kent tarihi müzesini de gezebilirsiniz. Osmanlı döneminden ve Cumhuriyet döneminden kalma eserler bulunmaktadır. Safranbolu’da başka Tokatlı Kanyonu görülebilecek bir başka güzellikteki yerdir. 9 Km lik yürüyüş parkuru olan Tokatlı Kanyonu mutlaka görün.

Safranbolu’da birçok yerli ve yabancı turistler ziyaret etmektedir. Yörede pansiyon ve konak tarzı konaklama yerleri bulunmaktadır. Ayrıca çok büyük konaklama yeri bulunmadığı için mutlaka önce bir tarihte rezervasyonunuzu yaptırınız.

Safranbolu Karabük il merkezine yaklaşık 9 Km uzaklıkta bulunmaktadır. Kara yolu ile kolayca ulaşılabilecek bir noktada bulunan Safranbolu, Ankara’ya 230 Km ve İstanbul’a 400 Km mesafede bulunmaktadır. Eğer uçak ile ulaşım sağlayacak iseniz, en yakın Kastamonu havalimanını kullanabilirsiniz.

3- Tirilye – Bursa:

Tirilye, Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan, çok şirin kendine has güzellikleriyle eski bir rum köyüdür. Marmara denizine kıyısı olan Tirilye, yemyeşil zeytin bahçeleri ve kendine has ahşap evleriyle nefes alabileceğiniz bir yerdir. Özellikle İstanbul ve Bursa’nın şehir stresinden kaçmak istediğinizde tercih edebileceğiniz bir yerdir.

İncil ile ilgili inceleme yapanların arasında görüş ayrılığı doğmuş ve görüş ayrılığı olan 3 papaz Tirilye’ye gelir. Tirilye adı bu papazlardan geldiği söylenir. Köyün adı 1963’de Zeytinbağı olarak değiştirilse de 2011 yılında tekrar Tirilye olmuştur.

Bursa – Tirilye

Tirilye’de gezebileceğiniz başlıca yerler, Taş Mektep, Kemerli Kilise, Dündar Evi, Tirilye Çınar, Tarihi Çamlı Kahve, Fatih Cami, Medikion Manastırı, Kapanca Limanı, Atatürk Meydanı ve Yat Limanıdır.

Mudanya ve Tirilye’de yöreye has güzellikte konaklama yerleri mevcuttur.

Tirilye Mudanya’ya 11 Km ve Bursa’ya 40 Km uzaklıkta bulunmaktadır. İstanbul’dan 140 Km uzaklıkta bulunan Tirilye, deniz otobüsü ile kolaylıkla ulaşılabilmekte. Ayrıca Mudanya’dan kalkan halk otobüsleri ile de Tirilye’ye kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

4- Datça – Muğla:

Datça huzurlu bir tatil arayanların ilk tercih edeceği, tertemiz deniziyle sizleri kendine âşık edecek güzellikteki yerin adıdır. Yazın kalabalık olan tatil beldelerinden sıkılanlar için iyi bir tercih olacaktır. Ama bana göre Datça’nın en güzel zamanları, Datça Badem Çiçeği Festivali ile başlamaktadır. Datça’da en çok bulunan ağaç, Badem ağacıdır ve baharda ilk açan çiçek, badem çiçeğidir. Bu mevsimden itibaren yaz sonuna kadar Datça’yı ziyaret edebilir ve huzurlu bir tatilin keyfini çıkarabilirsiniz.

Datça adını bulunduğu yarımadadan almaktadır. Hemen karşısında Yunan adası Simi bulunmaktadır. 253 Km sahil şeridi ve 52 koya sahip olan Datça’nın, Emecik, Hızırşah, Karaköy, Kızlan, Cumalı, Mesudiye, Sındı, Yakaköy ve Yazıköy başlıca mahalleleridir. En bilinen koy ve sahilleri ise, Palamutbükü, Kargı Koyu, Akvaryum Koyu, Hayıtbükü, Kurubük, Karaincir ve Aktur Kamp Alanı’nda bulunmaktadır. Yukarıda saydığım koylara ek olarak gezebileceğiniz yerler, Eski Datça sokakları ve Knidos Antik Kentidir.

Muğla – Datça

Datça Muğla’nın ilçesi olmakla birlikte, il merkezine en uzak ilçesidir. Yaklaşık 125 Km uzaklıkta bulunmaktadır. Yarım ada üzerinde bulunduğu için kara yolu ile tek ulaşım Marmaris’tir. Marmaris’e geldikten sonra 70 Km Datça yolunu takip ettiğiniz vakit Datça’ya ulaşabilirsiniz. Bir diğer ulaşım yolu ise Bodrum Datça arası çalışan feribot ile sağlanmaktadır.

Datça’da çeşitli otel ve pansiyonlar bulunmaktadır. Her ihtimale karşı rezervasyonunuzu yaparak gelmenizi tavsiye ederim.

5- Göynük – Bolu:

Göynük, Bolunun güney batısında bulunan şirin mi şirin ilçenin adıdır. Zaten Bolu doğasıyla fark yaratan bir ilimiz. Göynük’de ülkemizin en sakin yerleşim yerlerinden biri seçilmiştir. Bu kadar sakin ve huzur dolu bir yeri ziyaret etmeden olmaz herhalde. Kendinize Bolu’dan geçen bir rota hazırladığınızda kesinlikle Göynük’e uğramadan geçmeyiniz. Mimari olarak Safranbolu evleri ile aynı güzellikte. Zaten Osmanlı dönemlerinden kalan konaklar sizleri karşılıyor.

Bolu – Göynük

Göynük günü birlik gezilebilecek bir büyüklükte. Konum olarak da birçok noktaya yakın bulunmakta. Göynük’e geldiğiniz vakit başlıca görülebilecek noktalar, Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemsettin Hazretleri Türbesi, Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı, Akşemsettinoğlu Konağı, Zafer Kulesi, Ömer Sikkin Hazretleri Türbesi, Müderrisler Konağı, Gürcüler Konağı,  Göynük Açık Hava Müzesi ve Atatürk’ün Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul’dan Ankara’ya giderken Validesi Zübeyde Hanım’ın rahatsızlanması üzerine birlikte Göynükte kalmış olduğu Postacılar Konağı başlıca gezebileceğiniz yerlerdendir.

Göynük turistik bir ilçe olduğu için küçük ve kendine has konaklama yerleri mevcut. Dilerseniz rotanızı planlarken kalınacak yer hakkında rezervasyonlarınızı yapmayı unutmayınız.

Göynük, Bolu il merkezine 95 Km uzaklıkta bulunmaktadır. İstanbul’dan günü birlik gelmek isteyen ziyaretçiler için ise mesafe 245 Km.

Küçük bir gezi planı yaptıysanız rotanız kesinlikle Göynük’ten de geçmeli.

6- Behramkale – Assos – Çanakkale:

Baharın en güzel yaşandığı yerlerden biri de Behramkale yani Assos köyüdür. Sakinlik ve huzuru en iyi hissedebileceğiniz yer kesinlikle Assos köyü. Denize kıyısı olan birçok yerden çok farklı ve ulaşımı biraz zor olmasından kaynaklı olsa gerek çok fazla ziyaretçinin gelmediği, güzelliğini koruyan bir ender yerlerden biridir.

Çanakkale – Assos

Behramkale köyü Osmanlı döneminde kurulmuş eski bir köy. Antik şehir ile sırt sırta vermiş olan köy 30 yıldır sit alanı olduğu için dokusunu korumayı başarmış. Eski antik köy deniz tarafına bakar iken, köy ise tam ters tarafta bakmakta.

Bir Hafta sonu rota planı ile çok rahatlıkla gezebileceğiniz Assos, gezilebilecek yerleri az ama sevebileceğiniz güzellikte. Gezilebilecek bazı noktaları ise, Hüdavendigar Camii, Hüdavendigar Köprüsü, Antik Liman, Kadırga Koyu ve Assos Antik kentidir.

Assos’da kalınabilecek birkaç pansiyon ve konak bulunmaktadır. Yine gitmeden önce rezervasyonunuzu mutlaka yaptırmayı unutmayın.

Behramkale yani Assos Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlıdır. Assos Ayvacık ilçesine 18 Km ve Çanakkale şehir merkezine 85 Km uzaklıkta bulunmaktadır. Çanakkale’nin güneyinde kalan Assos Çanakkale Edremit yolunu takip ettiğinizde, Ayvacık’tan saparak ulaşabilirsiniz.

Sizin de tavsiye ve önerileriniz olur ise mutlaka aşağıya yorumlayınız.

Baharın Bütün Güzelliklerini İçinde Barındıran Şirin Şehirlerimiz” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: